2.36
Zeki Büyükyıldız - Kayıt: Dr Mukaddes Özcan -Yükleyen Ecz. Arif Yayla
110 views

Description

Teşekkürler Prof. Zeki Büyükyıldız.

Prof Dr. Zeki Büyükyıldız ve Folklör

“Bilimde anaerkillikle/ataerkillik “sidik yarışı” yapılmaz. Aslolan yansız bakıştır.
Eğer siz tam bir erkek egemen (babaerkil) görüşü ya da tam aksi kadın egemen (anaerkil) görüşü tek başına konunuza temel alırsanız ilk adımda duvara toslarsınız.
Halkın kültürünü yargılayabilmeniz için önce o kültürü önüyle arkasıyla yudumlamanız gerekir. Aksi halde “Çözemedim ak göğsünün düğmesin” dizesini ideolojik veya günümüzün feministliği bir yaklaşımla yargılamaya kalkarsınız doğru olmaz.
Mitolojide de, anaerkil toplumlarda da şiirlerin, şarkıların başta gelen hamuru cinselliktir; bu hamurun mayalanması da aşktır. Örnekse 5.500 (beşbinbeşyüz) yıl öncesine ait Sumer (Su-Mer=Su Adamı) tabletlerinde yazılı ilk aşk şarkısını (daha öncesi de mutlaka vardır), değerli bilim insanımız Sumerolog Muazzez İlmiye Çığ günümüz Türkçesine çevirmiştir.
Bu aşk şiiri hem Sumer’de Kutsal Evlilik törenlerinde, hem ilk ahitte (Tevrat’ta), hem de Süleyman Peygamber’in “Süleyman’ın Şarkısı”nda ( Şarkılar Şarkısı) geçer: “Bir elini başımın altına koy, diğeriyle utandır beni.”




“Sumer’de İnanna’nın Aşkı Şiiri”nin çevirisi şöyle:
“Güvey, canımın içi,
Gönül açar güzelliğin, bal gibi tatlı,
Aslan, canımın içi,
Hoştur güzelliğin, bal gibi tatlı.

Beni esir ettin, titreyerek önünde durayım,
Güvey, yatak odasına götür beni,
Beni esir ettin, titreyerek önünde durayım,
Aslan, yatak odasına götür beni.

Güvey, seni okşayayım,
Sevdalı okşayışlarım baldan daha tatlıdır,
Balla dolu odada,
Gönül açan güzelliğinin tadını çıkaralım,
Aslan, okşayayım seni,
Sevdalı okşayışlarım baldan daha tatlıdır.

Güvey, benden zevkini aldın,
Söyle anama, sana tatlılar verecek,
Babam sana armağanlar verecek.
Ruhun, bilirim ruhunun nerede neşelendiğini,
Güvey, şafağa değin uyu evimizde,
Yüreğin, bilirim yüreğinin nerede sevindiğini,
Aslan, şafağa değin uyu evimizde.

Sen, beni sevdiğin için,
Yalvarırım okşayışlarını ver bana,
Yüce tanrım, yüce koruyucum,
Enlil`in yüreğini sevindiren yüce Şu-Sin`im,
Yalvarırım okşayışlarını ver bana.

(Vul..m) Senin bal gibi tatlı yerin, 
Yalvarırım elini onun üstüne koy,
Elini gişban*-giysisi gibi onun üstüne koy,
Elini gişban-s…n*-giysisi gibi onun üstüne kapa."

Bunları bilmeden bugünü değerlendiremezsiniz. Türkülerimize aklı palasında olanlar saldırıyor olabilir ama bize yol göstermesi gereken bazı akademisyenlerimizin de su taşıyıcılığına soyunmaları anlaşılır değil.
Eğer siz “Güzellerin coşkunu kendisi çözer uçkuru” dizesindeki uçkuru ‘peşkir’ yaparsanız dinleyenleri zıplatamazsınız.
Türkülere saldırı ne ilk ne de son olacaktır. Çünkü Türkleri yok etmenin olmazsa olmazı türkülerimizi yok etmektir. Kültür emperyalizminin dramatik bir yöntemidir bu ve çok önemlidir. Çünkü Türkler edebiyatlarını türkülerle örmüşler yüzlerce yıldır.
*****
Biz millet olarak sansürü çok severiz.
İmamın Kızı’nı sansürledik, Burçak Tarlasını sansürledik, Cemile’yi sansürledik..
O halde sadece ilahi okuyalım anacığım!
Hatta ‘Türk’ sözcüğüne alerjisi olanlar için ‘Türkü’ sözcüğünü de kaldıralım ki, BÜYÜK GÖÇ SIRASINDA ARAP KÜLTÜRÜNE ÇARPMAK GİBİ BİR YOL KAZASINA UĞRAYAN BU ULUSU TÜMDEN YOK EDELİM!
Bazılarının ne hoşuna gider ama?
Yıllardır Ege-Akdeniz-Göller Bölgesi türkülerine neredeyse ambargo uygulanarak daha çok Arap müziğinden etkilenen bir gırtlak türü dayatıldı. Sanki tek müzik o imiş gibi? Kulakları alıştırmak olmalı maksat? Ama bu tavır beğeni düzeyini aşağılara çekti.
Umurunda mı kerataların?”
*****
İşte bir Anadolu Yiğidi çıkar ve size der ki:
“Halkın benimsemediği kalıcı değildir.”
17 Mart 2015 tarihinde, Türk Oftalmoloji Derneği’nde çok değerli bir akademisyeni, Burdur Gazetesi’ne yazdığım yazıdan bir alıntı ile selamlamak istedim:
Teşekkürler Prof. Zeki Büyükyıldız.
*****
NOT: Kayıtlar: Dermatolog Dr. Mukaddes Özcan
*****
Ecz. Arif Yayla – 17.03.2015 / Bursa

Download MP3